<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>ozan&#305;n kazan&#305;</title>
	<link>http://ozanyorum.azbuz.com</link>
	<description>ozan&#305;n kazan&#305;</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>2 Jun 2007 20:12:55 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>ozan&#305;n kazan&#305;</title> 
  <link>http://ozanyorum.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
		<title>Atat&#252;rk&apos;&#252;n Ya&#351;am &#214;yk&#252;s&#252; (Biyografisi) </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005351920</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p style="MARGIN: 0px"><span style="FONT-SIZE: 8.5pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'"><font size="3"><b>ATATÜRK'ÜN YAŞAM ÖYKÜSÜ (BİYOGRAFİSİ)<br><br></b>Mustafa Kemal ATATÜRK (1881-1938)<br></font><br>Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.<br><br>Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. <br><br>1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. <br><br>Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.<br><br>1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. <br><br>Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı. <br><br>Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. </span></p><p style="MARGIN: 0px"><span style="FONT-SIZE: 8.5pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'"></span>&nbsp;</p><span style="FONT-SIZE: 8.5pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'"></span><span style="FONT-SIZE: 8.5pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'"><p align="center" style="MARGIN: 0px"><a href="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ata1.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ata1.JPG" ></a></p><p style="MARGIN: 0px"><br>23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. <br><br>Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı. <br><br>Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:<br><br>Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. <br>Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) <br>I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) <br>II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) <br>Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) <br>Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922) <br>Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı. <br><br>23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı. </p><p style="MARGIN: 0px"><br>&nbsp;</p><p align="center" style="MARGIN: 0px"><a href="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ttrk.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ttrk.jpg" ></a></p><p style="MARGIN: 0px">&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0px">Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: <br><br>1. Siyasal Devrimler: <br>Saltanatın Kaldırılması (1Kasım 1922) <br>Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)<br>Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)<br><br>2. Toplumsal Devrimler:<br>Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)<br>Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)<br>Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)<br>Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)<br>Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)<br>Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü(1925-1931)<br><br>3. Hukuk Devrimi :<br>Mecellenin kaldırılması (1924-1937)<br>Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)<br><br>4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:<br>Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)<br>Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)<br>Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)<br>Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)<br>Güzel sanatlarda yenilikler <br><br>5. Ekonomi Alanında Devrimler:<br>Aşârın kaldırılması <br>Çiftçinin özendirilmesi<br>Örnek çiftliklerin kurulması<br>Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması<br>I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması <br><br></p><p align="center" style="MARGIN: 0px"><a href="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ataturkportre.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ataturkportre.jpg" ></a></p><p style="MARGIN: 0px">&nbsp;</p><p style="MARGIN: 0px">Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. <br><br>Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. <br><br>Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı. <br><br>15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu. <br><br>Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. <br><br>1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. <br><br>Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.</p><p align="center" style="MARGIN: 0px">&nbsp;</p><p align="center" style="MARGIN: 0px"><a href="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ataturk.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://img.blogcu.com/uploads/edebiyatturkce_ataturk.jpg" ></a></p><p style="MARGIN: 0px">&nbsp;</p></span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>16 Nov 2007 12:53:33 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000005351920</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Bug&#252;nlerde &apos;UFO&apos; g&#246;r&#252;rseniz &#351;a&#351;&#305;rmay&#305;n</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514137</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Amerikan Moller International firması yerden 3 metre havalanabilen ve 2 yolcu kapasiteli "UFO" üretecek. Çizgi dizi Jetgillerdeki uzay araçlarına benzeyen uçan cisime M200g Volantor adı verildi. M200G ufak bir&nbsp;araba boyutunda ve yerden 3 metre havalanma becerisine sahip. Şirketin shaibi olan Dr.Moller araç için her türlü yüzeyde sorunsuz ilerleyebilen bir taşıt açıklamasını yaptı. "Kayalıkların, bataklıkların ve ya suyun üzerinde hiç bir sorun yaşamadan ilerleyebileceksiniz" diye konuşan firma yetkilileri. Araç için parçaları üretmeye başladılar. İnsan yapımı bu UFO, yere paralel duran 8 pervanesiyle havayı kaldırarak yerden yaklaşık 3 metre havalanıyor. Hız limiti 100 kilometre kadar olan aracın markete çıktığı zaman tahmini fiyatının, verilen siparişlere göre 50bin dolar civarında olması bekleniyor.<br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:51:21 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514137</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>M&#304;CROSOFT&apos;UN T&#220;RK DAH&#304;LER&#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003512657</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <font face="Arial">Yazılım devi Microsoft’un devrim yaratan ürünlerinde 150 genç Türk beyninin de imzası var. MS’in Seattle’daki merkezinde, yazılım mühendisliğinden tutun da, en tepe görevlere kadar uzanan iş dağılımında başınızı nereye çevirseniz bir Türk’ün olduğunu görmek insana gurur veriyor<br><br>1975 yılında kurduğu şirketle aklını sermaye yaparak dünyanın en zenginlerinden olan Bill Gates’in yaratı macerasında yer alan Türklerden birkaçıyla konuştuk. Bu genç beyinlerin ortak noktası liderlik ve sosyal yönlerinin ağır basması. Peki nasıl oluyor da bu kadar lider bir arada çalışıyor diyecek olursanız, hemen cevaplayalım: Bireysel çalışarak. Yani MS’in Redmond’daki köyünde çalışan yaklaşık 35 bin kişi de kendi kendinin patronu. Çalışanlar Gates’e karşı nasıl sorumluysa, Gates de onlara karşı o kadar sorumlu. <br><br>Şirket tamamıyla projeye dayalı çalışıyor. Eğer bir projenin 2 ayda tamamlanması gerekiyorsa, siz ister gece yarılarına kadar çalışın, ister büronuza hiç uğramadan tüm işleri evinizden görün, fark etmez. İsteyen sabah çok erken saatte gelip işini yapıyor. Mesai kaygısı yok. Önemli olan işin verilen tarihe yetişmesi. <br><br><b>79 ÜLKEDEN SORUMLU </b><br><br>Microsoft’taki Türkler arasında belki de MS’ye giriş hikayesi en ilginç olan kişi Murat Onuk. MS Türkiye’deki başarısı da onu Amerika’ya taşımış. Okul hayatı pek de parlak olmayan hatta kendi deyimiyle “okula fazla uğramayan” Onuk, şu anda Microsoft’un pazarlama konusundaki en yetkili kişisi. Uluslararası Donanım Pazarlama Müdürü olan Onuk’un Türkiye’deki MS’ye girişi ve ardından Amerika’ya gidiş öyküsünü aynen aktaralım.<br><br>“İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Liseyi bitirir bitirmez çalışma hayatına atıldım. Bir süre sonra sonra arkadaşlarımla şirket kurdum. Bilgisayar satıyorduk. O dönemde Süreyya Ciliv ile tanıştım. ‘Gel bundan sonra bu işi MS içerisinde yap’ dedi. MS’te iki yıl perakende üzerine çalıştım. Bıraktığımda bana bağlı olan bölümlerin cirosunu yüzde 2 bin oranında artırmıştık. Bizim her sene uluslararası toplantılarımız oluyor. ‘Biz bunu yaptık yüzde şu kadar büyüdük’ diye yaptıklarımızı anlatıyoruz. Amerika’ya gidişim de böyle oldu. Teklif de şöyle geldi, ‘Gel bari bu işi Amerika’da yap’ dediler. Ve ardından Uluslararası Donanım Pazarlama Müdürü oldum. Yani tam 3 yıl önce.”<br><br><b>YEMYEŞİL KAMPUS</b><br><br>VE Microsoft’un gezilip görülmeye değer onlarca değişik ağaç ve bitki örtüsüyle bezenmiş kampusü. Küçük yapay göllerin hatta akarsuların bile bulunduğu bu kampusün yolu da insanı sanki bir iş yerine değil de mini bir hafta sonu kaçamağına götürüyormuş izlenimi veriyor. Bu güzelliklerin arasına serpiştirilmiş binalarda çalışmak ise tabii ki ayrı bir zevk. Laptopunu eline almış olan çalışanı bir ağaç altında ya da bir göletin kıyısında iş yaparken görmek olağan.<br><br></font><font face="Arial"><b>MS’DE NASIL ÇALIŞILIR?<br><br>Murat Onuk sorularımızı yanıtladı:</b><br><br></font><li>MS’de çalışmak için başvurular nasıl oluyor?<br><br>Temelde iki türlü MS’ye giriyorlar. Birinci grup daha önce Amerika’ya gelenler. Üniversiteden sonra başvurup giriyorlar. İkinci grup ise, MS’den her sene Türkiye’ye gelip iş görüşmeleri yapıyorlar ve beğendiklerini işe alıyorlar.<br><br><li>Peki neden Türkiye?<br><br>Çünkü buradan oraya giden çocukların hepsi çok süper zeki çocuklar. <br><br><li>Amerika neden yurtdışından yazılım konusunda eleman alıyor. Orada bu konuda iyi eğitilmiş kimseler yok mu?<br><br>Amerika’da teknik eleman konusunda çok ciddi bir boşluk var. Amerikan üniversiteleri şu anda yeterince teknik adam, yazılım geliştiricisi yetiştiremiyor. <br><br><b>TÜRKLER İÇİN HAYAT</b><br><br>BİZ Türkler biraz rahat gördük mü işleri aksattığımız zamanlar olur. Bu kadar rahatlık yarıyor mu? diye sorduğumuz Uluslararası Donanım Pazarlama Müdürü Murat Onuk, hiç çekinmeden şu cevabı veriyor: “Benim oturduğum ev işe 5 dakika. 09:00’da sunumum var ve ben 8.55’te hala evdeyim. Ve bir bardak daha çay içsem mi diye düşünüyorum. Yani burada hayat çok rahat. Hatta Türkler için bazen fazla rahat. İşimiz huzur dolu. Ben de o yüzden huzuru bozmak için bol bol seyahate çıkıyorum.” (Gülüyor)<br><br><b>Bill Gates’e hesap sormak</b><br><br><li>Çalışma ortamınızdan bahsedelim. Orada işler nasıl yürüyor?<br><br>MS dünyanın en iyi şirketlerinden biri. Çünkü MS’de kimseyi kolay ikna etmeniz mümkün değil. Önce doğru olduğunu ispatlamanız lazım. Örneğin toplantılarımızda Bill Gates yaptığı işi anlatıyor. Hindistan’dan yeni gelmiş 23 yaşında bir genç kalkıyor diyor ki ‘Şurası şöyle olmuş, ben beğenmedim, niye böyle yaptınız?’ Bill Gates dediğimiz dünyanın en zengin adamı, kızarıyor, bozarıyor, terliyor ve o insanlara o şeyi anlatmaya çalışıyor. </li></li> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:49:39 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003512657</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>TRT&apos;nin kandil program&#305;nda Ar&#305;n&#231; krizi</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514189</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p>TRT'nin her kandil gecesi TRT 1'de yayınladığı mevlid programının, önümüzdeki Miraç Kandili'nde Manisa'dan yayınlanmasını isteyen Türk Tasavvuf Musikisi ve Mevlithanlar Derneği yöneticileri, seçim sonrası Manisa'da dinlenen TBMM Başkanı Bülent Arınç'a taleplerini iletti. Arınç, yayının Manisa’da restorasyonu tamamlanarak hizmete açılan tarihi Çeşnigir Camii'nde yapılabileceğini belirterek öneriyi olumlu karşıladığını ifade etti. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gülfidan'ın anlattığına göre TBMM Başkanı Arınç, aynı gün TRT yetkilileri ile görüştü ve yayının Manisa'dan yapılabileceği yanıtını aldı. Dernek yetkililerini bilgilendiren Arınç, daha sonra Meclis çalışmaları için Ankara'ya döndü. Türk Tasavvuf Musikisi ve Mevlithanlar Derneği yöneticileri de yerel gazetelerde haberlerle 10 Ağustos tarihindeki TRT kandil yayınının Manisa'dan yapılacağını duyurdu.</p><p><b>DİYANET ŞANLIURFA'YI PROGRAMLAMIŞ</b></p><p>Bu yıl 10 Ağustos Cuma gününe denk gelen Miraç Kandili'ne bir hafta kala yaşanan gelişmelere, Diyanet İşleri Başkanlığı yayın nedeniyle bilgilendirildikten sonra dahil oldu. Hazırlanan programa göre Şanlıurfa Viranşehir'de kandil programı yapılacağını duyuran Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri ile Manisa'dan yayına yeşil ışık yakan TRT karşı karşıya geldi. Dernek Başkanı Ali Gülfidan'ın Bülent Arınç'a durumu iletmesiyle çözüm bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan derneğe yapılan açıklamada, Miraç Kandili yayının programa göre Viranşehir'de yapılacağı, ancak 27 Ağustos tarihindeki Berat Kandili canlı yayın programının da Manisa'dan yapılabileceği bildirildi.</p><p><b>DERNEK BAŞKANI TEPKİLİ</b></p><p>Bu yıl 11 Ağustos'ta düzenlenecek 15'inci geleneksel Hafızlar Mevlidhanlar Kültür ve Sanat Şöleni tanıtım toplantısında konuyla ilgili açıklama yapan Dernek Başkanı Ali Gülfidan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hala derneklerini hafız cemiyeti olarak bildiğini söyledi. Gülfidan şöyle konuştu:<br>“TBMM Başkanımız Bülent Arınç'a kentin kültürel ve tarihi dokusunun tanıtımına yardımcı olacağını düşünerek kandil yayınının Manisa'dan yapılıp yapılamayacağını sorduk. TRT ile görüştü. Olumlu yanıt alınca hazırlıklara başladık. Sonra müftülük kanalıyla son olarak görüştüğümüz Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, yayının programa göre Manisa'da yapılamayacağını, kendi başımıza hareket edemeyeceğimizi söyledi. Hayırlı bir iş için ricacı olduk ama Diyanet İşleri'nden beklemediğimiz bir tepki aldık. Öyle ki bizim derneğimizin hafızlar cemiyeti olup olmadığını sordular. İnşallah Berat Kandilinde yapılacak canlı yayını Manisa'ya aldırabiliriz.”</p><p>Ertan KORKMAZ / DHA <br></p><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:47:43 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514189</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>DTP&apos;Li SAKIK&apos;TAN SPORDA BARI&#350; MESAJI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514174</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><font face="Arial">DTP Milletvekili Sırrı Sakık, "bundan sonra Türkiye milli maçlarını da izlemek için stadlara gideceğiz" dedi. A Milli Futbol Takımı maçlarını ailecek büyük coşkuyla izlediklerini söyleyen Sakık, "Türkiye milli maçlarını nerede olsa izleriz" diye konuştu. </font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:45:33 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514174</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>48 saatlik jet diyet</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514139</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> The Sun Gazetesi sağlık servisi tarafından hazırlanan diet programı 2 gün içerisinde etkisini göstermeye başlıyor. Bu diyet programı sağlıklı bir yemek programını bol egzersizle birleştiriyor. Fakat diyetin etkili olabilmesi için düzgün bir uyku şart ! Programa uyarak 2 haftada 5-6 kilo kadar verebilmek mümkün.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<b> 1. gün</b><br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 7.30 Uykudan uyandıktan sonra ilk iş olarak bir bardak, içine limon ve bir parça zencefil karıştırılmış sıcak su. Bunun amacı metabolizmayı güçlü tutmak.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 8.00 Yürüyüşe çıkmak için iyi bir zaman ! Egzersiz yapmak için en ideal zaman kahvaltı öncesidir çünkü vücut zaten uykudan yeni kalktığı için yağları yakmak için müsait durumdadır.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 9.15 Bol bol su için. Vücuttaki kafeini suyla atarak vücudunuzu tazeleyebilirsiniz, bu da selülit oluşumunu engeller.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 9.30 Kahvaltı için aşağıdaki muz karışımını için:<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 150ml az yağlı süt, 200 gram diet yoğurt ve bir orta boy muz.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sütü, yoğurdu ve muzu blenderda karıştırarak uzun bir bardakta için. Muzun içindeki doğal şeker size yarım saat içersinde gün boyu yetecek bir enerji sağlayacaktır.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 11.00 Çıkın ve bir kez daha yürüyüşün tadını çıkarın ! Günde 10.000 adım yürümek size tam 500 kalori kaybettirebilir.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 13.00 Öğle yemeği için bir sandviç yeterli. Ama sadece sandviç deyip geçmeyin çünkü oldukça doyurucu!<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ton balığı, domates, biraz soğan ve karabiber, büyük bir parça göbek salata ve salatalık.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 15.00 Yine egzersiz zamanı ! yarım saat ile 1 saat arası bisiklete binebilirsiniz ve ya kısa zamanlı bir koşu da işinizi görür. Bu sıcaklarda dışarı çıkmak istemiyorsanız 1-1.30 saatlik bir öğle uykusunun kimseye zararı olmaz.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 16.15 Eğer diyet programınıza uyduysanız bu saate kadar acıkmamış olmanız gerekir. Ama oldu da acıktınız.. O zaman bu saatte içilecek bir bardak limonata ya da yenecek bir elma sizi tok tutabilir. Portakal, limon, üzüm gibi meyveler kan kolestrolünü düşürdüğü için tercih sebebi olabilir.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 18.30 Akşam yemeği zamanı ! Hafif bir akşam yemeği sizi bekliyor ama yine oldukça doyurucu olacak.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<b> Somon Salatası</b><br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2 parça kızarmış somon balığı, 1 orta boy rezene, ufak bir limon, bir miktar zeytinyağı, 1 baş sarımsak, 1 küçük yeşil biber, 300 gram taze patates, 3 dilim taze soğan ve karabiber<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 20.00 Dans edin. İster evde arkadaşlarınızla ister dışarıda bir diskoda 1 saat dans etmekle tam 200 kaloriye kadar yakabilirsiniz.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 22.30 Uyku vakti geldi. Araştırmalar gösteriyor kiher gece 6 saatten az uyuyan insanların iştahı %15 daha fazla oluyor !<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<b> 2. gün</b><br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 8.00 Kulaklıklarınızı takın ve sabah yürüyüşünüze başlayın. 1 saatlik yürüyüş size 400 kalori kaybettirir.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 9.00 Kahvaltı zamanı. Güne başlarken yenen güzel bir meyve salatası her zaman iyi bir seçimdir.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 10.15 Aerobic zamanı. Belki de liseden beri yapmadığınız esneme hareketlerini hatırlama zamanı !. Omuzlarınızı, bacaklarınızı ve göğsünüzü çalıştırın<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 11.00 Yine çabuk bir kalori yakma yöntemi ! Başınızın üzerinde sizi yukarı doğru çeken bir balon olduğunu farzedin. Kollarınızı kaldırabildiğiniz kadar kaldırın ve vücudunuzu gerin.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 12.30 Beyaz peynir ve siyah zeytinlerle donatılmış, yeşil biber, karabiber, bir miktar patates ve zeytinyağıyla süslenmiş lezzetli salatanızı yemenin zamanıdır.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 14.30 Küçük ev işleri yaparak zayıflayın ! Mesela yerleri paspaslayın, elektrikli süpürgeyle temizlik yapın ve kendinizi giysileri ütülemeye verin ! 50 dakikalık ütü yapmak size 100 kalori kaybettirebiliyor !<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 16.15 Bir bardak yeşil çay için.<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 19.30 Programın son safhasına geldiniz ! Şimdi yapmanız gereken sadece kendinize güzel bir spagetti pişirmek. Fakat onun da bir açıklaması var tabi… Acılı yemekler ağzınızdaki sinir uçlarını uyararak metabolizmanızı hızlandırıyor.<br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:43:51 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514139</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>2 kadeh &#351;arap kanser yap&#305;yor</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514086</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p>İngiliz Kanser Araştırmaları Derneği tarafından yapılan araştırmaya göre günde 2 kadeh şarap içenlerin hastalığa yakalanma riski yüzde 10 oranında artıyor, 4 kadehe kadar içenlerin riski ise yüzde 25 oranında artıyor. Araştırmayı yapan ekip, bir kadeh şarabın sağlık için iyi olduğunu, ancak birçok kişinin bunu abartıp daha fazla şarap içerek birçok hastalığa davetiye çıkardığını kaydetti. Şarap miktarının artmasıyla kanser riskinin de arttığına dikkat çekti.</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:41:02 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514086</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>ANKA KU&#350;U MARS&apos;A G&#304;TT&#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514021</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p>Mars'ın kuzey kutbunda ''buz'' katmanları arasında su molekülü arayacak olan Phoenix robot uydusu, Delta roketiyle fırlatıldı. </p><p>Araç, 25 mayıs 2008'de Mars'a inecek. NASA'nın Poenix planı müdürü Barry Goldstein, aracı yönlendiren California-Pasadena'da kurulu 77 yıllık ordu kurumu Jet Motorları Geliştirme Merkezinden (Jet Propulsion Laboratory) yaptığı açıklamada, ''Mars'a yola çıkmak için harikulade sabah'' dedi. Phoenix, sabah yerel saatle 05.26'da (TSİ 12.26) fırlatıldı. </p><p>Araç, 10 ayda 679 milyon kilometre giderek Mars'a inecek. Mars'ın kuzey kutbu havzasında yüzmilyonlarca yıllık derin donmuş su katmanının üstüne inmeye çalışacak Phoenix uydusu, 25 Mayıs 2008'de iniş anlarında atmosfer sürtünmesinden koruyacak zırhıyla paraşüt ve frenleme motorlarını çalıştıracak. </p><p>Araç, 2,3 metrelik koluyla buz katmanından numune almaya çalışacak. İçindeki 8 özel fırında alacağı numuneyi eriterek su analizine tabi tutacak. Alınacak sonuç, bilim adamlarına, bir zamanlar sıvı olabilecek ''Merih suyu'' içinde organizma taşınıp taşınmadığının anlaşılmasını sağlayacak. ''Hayat'' olup olmadığı daha yakından tahmin edilebilecek. </p><p>Phoenix, 1970'lerdeki ''Viking Mars Araçları'' tasarısında olduğu gibi ''doğrudan yaşama ve olası canlı türlerine'' bakmayacak. Dolaylı yoldan koşulların mikroorganizmaların yaşaması için uygun olup olmadığını irdelemeye çalışacak.<br><br></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:38:57 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514021</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>NAZAN &#214;NCEL A&#199;IK HAVA KONSERLER&#304;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514020</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p>Müzik dolu dakikalar başlıyor! </p><p>Pop Rock müziğinin geleneksel temsilcisi söz yazarı ve besteci Nazan Öncel kalbe dokunan hikâyelerini anlattığı şarkıları ve son albümü "7'n Bitirdin"le bu yaz da sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Sanat yaşamında ürettiği eserlerle her zaman gençlere destek olan ve el ele olmaktan mutluluk duyan Nazan Öncel, 2007 yaz konserlerinde genç şarkıcı Atiye Denizi kanatları altına alıyor. 17 yaşındaki Atiye Deniz "Don't Think" adlı şarkısı ile dikkat çekmişti.<br><br>Türkiye'nin dört bir yanındaki sevenleriyle hasret gidereceği konserlerinde Nazan Öncel dinleyicileriyle buluşurken ön grup olarak da Atiye Deniz dansları ve dansçılarıyla birlikte sahne alacaktır. </p><p><span><span>Nazan Öncel 2007 Yaz Konserleri </span></span></p><p><span><b>tarih :</b> 02 Ağustos Perşembe, 20:00 </span><br><span><b>mekan :</b> Bodrum Antik Tiyatro</span><br><br><br><b>Turne Takvimi <br></b>28 Temmuz Cumartesi Altınoluk – Açıkhava <br>02 Ağustos Perşembe Bodrum – Antik Tiyatro <br>04 Ağustos Cumartesi Çeşme – Açıkhava <br>11 Ağustos Antalya – Konyaaltı <br>23 Ağustos Denizli – Açıkhava <br></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:37:14 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003514020</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>HER&#350;EY&#304; SORMAYA DEVAM EDECE&#286;&#304;M</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003513981</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <font face="Arial">Hürriyet Yazarı Özdemir İnce'nin "Amiri olsaydım işine son verirdim" diye eleştirdiği Habertürk'ün gözde yüzlerinden Özlem Gürses, "Bu faşizan bir yaklaşım ama ben herşeyi sormaya devam edeceğim." dedi.</font><p><font face="Arial">Televizyonculuğa muhabir olarak başlayan ve bugün Habertürk'ün gözde habercilerinden biri olan Özlem Gürses,&nbsp; hafta içi Hürriyet yazarlarından Özdemir İnce'nin yazdığı sert bir yazı ile gündeme geldi. <br>İnce, Gürses'in CHP seçim başarısızlığı ile ilgili olarak Onu Öymen ile 13 Ajansı programında yaptığı söyleşiyi köşesine taşıdı ve Öymen'in " İktidar partisi din faktörünü çok istismar etti" şeklindeki ifadesinin ardından Gürses'in "Seçimlerde sizde laikliği kullandınız" şeklinde bir soru yönelttiğini yazdı ve uzun bir eleştirinin ardından köşesini "Bayan Özlem Gürses'in amiri olsaydım işine son verirdim" cümlesiyle bitirdi.</font></p><p><font face="Arial">İnce'nin tavrının kendisini şoke ettiği belirten Habertürk'ün "13 Ajansı", "Herşeyi soran kadın" sloganıyla Ali Saydam'la birlikte hazırladığı "Bildiğin Gibi Değil" ve "Vapur Sohbetleri" proglaramının sunucusu Grses'le konuştuk.</font></p><p><font face="Arial">Özdemir İnce'nin hakkınızdaki yazısı ile ilgili ne diyeceksiniz?</font></p><p><font face="Arial">Hayatımda ilk defa böyle bir yazıyla karşılaşıyorum. Özdemir İnce'nin böyle bir yazı yazması beni çok şaşırttı. Yazıdaki "Özlem Gürses'in amiri olsaydım o gün işine son verirdim" talebini, idam cezasını geri talep eden, seçmenin üzerine urgan atan anlayışla aynı görüyorum.<br>Kafalarda&nbsp; insanları idam eden bu yaklaşım, ürkütücü ve çok faşizan.Dünyanın hiçbir yerinde bir gazeteci, soru sorduğu için bir baka gaztecinin işten atılmasını talep edemez.<br>Özdemir İnce, "Diyalog tam böyle olmasa da, anlam olarak bunu içeriyor." yazmış. Ne dediğimizi tam anlamadan ir tarafta durarak, bir kampın temsilcisi olarak yazı yazılması asıl etik değil. <br>Benim Onur Öymen'e sorduğum soru, "Peki siz buna karşın CHP olarak seçmene laiklik dışında ne söylediniz?" şeklindeydi. Siyasi iletişimde CHP'nn yaptığı hatalar ortadayken, Baykal da çıkıp yeniden yapılacaklarını söylerken kraldan çok kralcı bu tavrı çok acıklı bulduğumu söylemek zorundayım. İşim gazetecilik ve herkese gerekli soruları sorma hakkına sahibim. </font></p><p><font face="Arial">Herşeyi soran kadın yine herşeyi sormaya devam edecek mi?</font></p><p><font face="Arial">Bir de öyle bir sloganımız var değil mi?<br>Evet,aynen öyle herşeyi sormaya devam edeceğim. <br>Son dönemde Habertürk'ü ne zaman açsak çoğunlukla siz ekrandasınız. <br>Yaz döneminde Ali Saydam, ciddi bir tempoda çalıştığı için bizim yazprogramımız da öyle ayarlandı. Elimizde 22 bölümden oluşan Vapur Sohbetleri programı var. Ali Saydam'la&nbsp; önemli bir stok çektik. Sanırım 5-6 bölümü yayımlandı. Daha çok isim var. Mirkelamdan Kayahan'a, bir Osmanlı Sultan'ından, Çolpan İhan'a, Kıraç'a, aklınızda gelebilecek çok değişik isimler var.Habertürk'te hep ben ekrandayım gibi ama şu anda yıllık izindeyim. Geçen sezon çektiğimiz "Bildiğin Gibi Değil" programının da aralarda tekrarları yayımlanıyor.</font></p><font face="Arial"><p><br>Saydam Toroğlu'nun üzerine düştü</p><p><br>Vapur Sohbetleri'nde ilginç durumlar yaşadınız mı?</p><p>Sürekli vapur üzerinde olduğumuz için çekim bittiği halde bir süre daha sallanıyoruz. En heyecanlı çekimimiz Erman Toroğlu ile olandı. Erman By, üstüne çayını döktü, sonra&nbsp; masadaki sular döküldü, rüzgardan peçeteler uçuştu,. O sırada Ali Saydam'ın ayağı takıldı .Erman Bey'in üzerine döktü. Kadir Topbaş yayımdayken de, sert bir dalga geldi,bardaktaki sular döküldü. Kadir Topbaş bardağı havada yakaladı. Dedim ki "Başkan eyvah, bir bardak suyu bile havada yakalıyorsunuz" Süper bir refleksti. Kadir Topbaş da "Özlemciğim içeceğimiz kadar suyu bardağa dolduralım. Su çok değerli." dedi. <br>Vapurda toplam kaç saat kaldınız?<br>22 bölümde,yaklaşık 40 saatimiz vapur üzerinde geçti. Çekimleri dört hafta boyunca Zübeyde Hanım Vapuru'nda Karaköy İskelesi'nde yaptık. Hareket etmiyorduk ama etrafımızda sürekli vapurlar, gemiler yanaşıyordu. İDO bize sponsor oldu.</p><p><br>Yıllık izninizde nerdesiniz?</p><p>&nbsp;</p><p>Şu an İstanbul'dayım. Ama tatil yapmıyorum. Can-Arsen Gürzap'ın Diyalog isimli okulunda hocalık yapıyorum. Şu an okul kapalı ama Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde de ders veriyorum. Röortaj Teknikleri dersine giriyorum. Özdemir İnceye söyleme ama...(Kahkaha atıyor)<br>Oyunculuk yapma hayalinizi biliyoruz. Var mı teklif?<br>Bu benim yıllardır hayalim.Hala tekliflere açığım ama henüz bir gelişme olmadı. Şaka ile karışık Birol Güven bir kez böyle bir teklifte bulundu. Ölmeden önce bir uzun metrajda, figüranlık da olsa oyamak istiyorum. Özdemir İnce, "Sakın ha sinemacılar yapmayın. Özlem Gürses'e iş vermeyin" diyecek.</p></font><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:34:57 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003513981</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>DTP&apos;Li SAKIK&apos;TAN SPORDA BARI&#350; MESAJI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003513901</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><font face="Arial">DTP Milletvekili Sırrı Sakık, "bundan sonra Türkiye milli maçlarını da izlemek için stadlara gideceğiz" dedi. A Milli Futbol Takımı maçlarını ailecek büyük coşkuyla izlediklerini söyleyen Sakık, "Türkiye milli maçlarını nerede olsa izleriz" diye konuştu. </font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:33:03 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003513901</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Fenerbah&#231;e-Be&#351;ikta&#351; Ma&#231;&#305;n&#305;n Kadrolar&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003513924</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Süper Kupada Fenerbahçe-Beşiktaş maçının hakem ve takım kadroları şöyle: <br><br><br><br>Stat: Rhein Energie <br><br>Hakemler: Fırat Aydınus, Emre Eyinsoy, Bahattin Duran <br><br>Fenerbahçe: Serdar, Önder, Can, Edu, <a href="http://www.haberler.com/roberto-carlos/" target="_blank" class="pageLinks"><u>Roberto Carlos</u></a>, Mehmet, Deniz, Uğur, Deivid, Alex, Kezman <br><br>Beşiktaş: Hakan, Serdar Kurtuluş, İbrahim Toraman, İbrahim Kaş, <a href="http://www.haberler.com/ibrahim-uzulmez/" target="_blank" class="pageLinks"><u>İbrahim Üzülmez</u></a>, Mehmet Yozgatlı, Koray, Cisse, <a href="http://www.haberler.com/ibrahim-akin/" target="_blank" class="pageLinks"><u>İbrahim Akın</u></a>, Delgado, Bobo <font color="#808080">(Anadolu Ajansı) 49 dakika önce.. </font><font color="#e0e0e0">[940371]</font><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>5 Aug 2007 18:29:14 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003513924</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>TATLISES &apos;GAZETEC&#304; D&#214;VD&#220;&apos; &#304;DD&#304;ASI</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003498987</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> Jandarma İbo'yu arıyor.<font align="left"><br>Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses'in, oğlu İdo ve bir grup arkadaşıyla birlikte, Bodrum'da kendisiyle röportaj yapmak isteyen gazetecilere saldırdığı, dövüp kameralarını kırdığı öne sürüldü. Kanal D muhabirleri Deniz Altuntaş ve Lokman Akdeniz jandarma ve savcılığa başvurarak türkücüden şikayetçi oldu<br><br><p>ÜNLÜ türkücü İbrahim Tatlıses'in, oğlu İdo ve bir grup arkadaşıyla birlikte, Bodrum'da kendisiyle röportaj yapmak isteyen gazetecilere saldırdığı, dövüp kameralarını kırdığı öne sürüldü. Kanal D muhabirleri Deniz Altuntaş ve Lokman Akdeniz jandarma ve savcılığa başvurarak türkücüden şikayetçi oldu. </p><p>Bodrum'da kendisine ait Club 63'te haftanın üç günü sahneye çıkan türkücü İbrahim Tatlıses, dün gece saat 22.00 sıralarında oğlu İdo ve arkadaşlarıyla birlikte Sanatevi Restoran'a yemeğe geldi. 00.30 sıralarında, Tatlıses'i gören Kanal D Canlı Canlı programı ekibinden muhabir 27 yaşındaki Deniz Altuntaş ile 37 yaşındaki kameraman Lokman Akdeniz, yanına gidip röportaj yapmak istediklerini söyledi. Ayağa kalkan Tatlıses, oğlu İdo ve beraberindekiler, iddiaya göre küfür ve hakaretler savurdu, iki gazeteciyi tekme tokat dövdü. Tatlıses, arkadaşlarının tuttuğu Lokman Akdeniz'in elinden kamerayı alarak önce kaseti çıkardı, ardından kamerayı duvara ve yere çarparak zarar verdi. Restoran işletmecilerinin araya girmesiyle ortalık yatıştı. Tatlıses ve yanındakiler restorandan ayrıldı. Altuntaş ve Akdeniz Bodrum Jandarma Komutanlığı'na giderek sanatçı, oğlu İdo ve adamları hakkında şikayetçi oldu, savcılığa da suç duyurusunda bulundu.</p><p>Muhabir Altuntaş “Tatlıses'i gördüğümüzde hem merhaba demek, hem de kısa bir röportaj yapabilir miyiz diye sormak istedik. Bizi görür görmez üzerimize yürüyüp, ağza alınmayacak küfürler etti, oğlu İdo ile birlikte, tekme, tokat ve yumruklarla girişti. Daha sonra saldırıya adamları da karıştı. Neye uğradığımızı şaşırdık, bir anda saldırının ortasında kaldık. O sırada Tatlıses kameramızı alarak içindeki kasedi çıkardıktan sonra gasp etti, ardından kamerayı duvara ve yere vurarak kırdı, hiçbir çekim yapmamış, aykırı hiçbir soru yöneltmemiştik” dedi.</p><p>Kameraman Akdeniz de sanatçıların son günlerde kameraman ve muhabirlere saldırılarının moda haline geldiğini söyledi. Akdeniz, “Oysa sanatçılar basın mensupları sayesinde bulundukları yere geldiklerini unutuyorlar. Tatlıses kısa bir süre önce milletvekilliğine aday olmuştu, seçilseydi halkın haklarını, kanunları böyle saldırarak mı koruyacaktı? Tatlıses'in en ağır şekilde cezalandırılmasını, kamera zararımın tazmini için yasal işlemleri başlattık” dedi.</p><p>Jandarma, ifadelerini almak üzere Tatlıses, oğlu İdo ve adamlarını aramaya başladı</p><br></font> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>4 Aug 2007 18:12:25 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003498987</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>S&#304;VR&#304;S&#304;NEK SOKMALARINA &#214;NLEM</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003498985</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><font face="Arial">İngiliz Sun gazetesi sıcak yaz günlerinde insanların baş belası haline gelen sivrisinekten korunmanın yollarını içeren bir rehber yayımladı. Gazetenin sağlık editörü Samantha Wostear'ın uzman görüşlerine başvurarak hazırladığı rehberde en dikkat çeken madde, sivrisineğe karşı korunmanın en etkili yönteminin bol bol marmelat yemek olduğu... Uzmanlar sivrisineklerin marmelatın içeriğindeki zengin B vitamininden nefret ettiğini söylüyor. Rehberdeki diğer korunma yöntemleri ise şöyle:</font></p><p><font face="Arial">* Traş sonrası kullanılan ferahlatıcı losyonlarla uzun süre dolaşmayın. Tatlı kokusu sivrisinekleri cezbedebilir.</font></p><p><font face="Arial">* Sineksavar spreyler alırken içeriğinde Deet maddesi olanları tercih edin. Bu kimyasal madde sizin sivrisinek tarafından görülememenizi sağlayacaktır.</font></p><p><font face="Arial">* Koyu renkli elbiseleri tercih edin. Özellikle elektrik mavisi ve siyah. Mümkünse desensiz ve düz olsunlar.</font></p><p><font face="Arial">* Havalandırmayı yatağınıza yakın tutun. Sivrisinekler esintiye dayanamaz.</font></p><p><font face="Arial">* Yatağınızın etrafını bir cibinlik ile kapatabilirsiniz. Bu sayede yanınıza yaklaşamazlar.</font></p><p><font face="Arial">* Kabartma tozu ve suyu karıştırarak çamur haline getirin. Ardından sinek ısırıkları olan bölgelere bu karışımı sürün. Acınız hafifleyecektir.</font></p><p><font face="Arial">* Kızarmış bölgeyi sakın kaşımayın. Bunun yerine ısırık bölgelerini bol bol ıslatın. Kuruyunca kaşımak yerine hafifçe vurun. </font></p><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>4 Aug 2007 18:08:20 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003498985</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>S&#304;VR&#304;S&#304;NEK SOKMALARINA &#214;NLEM</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003498908</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><font face="Arial">İngiliz Sun gazetesi sıcak yaz günlerinde insanların baş belası haline gelen sivrisinekten korunmanın yollarını içeren bir rehber yayımladı. Gazetenin sağlık editörü Samantha Wostear'ın uzman görüşlerine başvurarak hazırladığı rehberde en dikkat çeken madde, sivrisineğe karşı korunmanın en etkili yönteminin bol bol marmelat yemek olduğu... Uzmanlar sivrisineklerin marmelatın içeriğindeki zengin B vitamininden nefret ettiğini söylüyor. Rehberdeki diğer korunma yöntemleri ise şöyle:</font></p><p><font face="Arial">* Traş sonrası kullanılan ferahlatıcı losyonlarla uzun süre dolaşmayın. Tatlı kokusu sivrisinekleri cezbedebilir.</font></p><p><font face="Arial">* Sineksavar spreyler alırken içeriğinde Deet maddesi olanları tercih edin. Bu kimyasal madde sizin sivrisinek tarafından görülememenizi sağlayacaktır.</font></p><p><font face="Arial">* Koyu renkli elbiseleri tercih edin. Özellikle elektrik mavisi ve siyah. Mümkünse desensiz ve düz olsunlar.</font></p><p><font face="Arial">* Havalandırmayı yatağınıza yakın tutun. Sivrisinekler esintiye dayanamaz.</font></p><p><font face="Arial">* Yatağınızın etrafını bir cibinlik ile kapatabilirsiniz. Bu sayede yanınıza yaklaşamazlar.</font></p><p><font face="Arial">* Kabartma tozu ve suyu karıştırarak çamur haline getirin. Ardından sinek ısırıkları olan bölgelere bu karışımı sürün. Acınız hafifleyecektir.</font></p><p><font face="Arial">* Kızarmış bölgeyi sakın kaşımayın. Bunun yerine ısırık bölgelerini bol bol ıslatın. Kuruyunca kaşımak yerine hafifçe vurun. </font></p><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>4 Aug 2007 18:06:44 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000003498908</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>FOTO&#286;RAF ALB&#220;M&#220; (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://ozanyorum.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000631847</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"FOTOĞRAF ALBÜMÜ" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://ozanyorum.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000631847'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/63/1/847/631847/7321167_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>4 Aug 2007 13:50:55 GMT</pubDate>
		<guid>http://ozanyorum.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000631847</guid>
	</item>
	
</channel></rss>